İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Uranüs

Roma tanrısı Satürn’ün babasının ardından isimlendirilen Uranüs, Güneş Sistemi’ndeki yedinci gezegendir ve üçüncü gaz devidir. Çap olarak en büyük üçüncü gezegen olan Uranüs, kütle sıralamasında dördüncü sıradadır.

Dünya ve Uranüs
Dünya (mavi) ve Uranüs (açık mavi)

Uranüs Hakkında Bilgiler

  • Uranüs’ü 1781’de William Herschel keşfetmiştir. Gezegen antik uygarlıkların görebileceğinden çok daha gölgedeydi. Herschel de önceleri Uranüs’ü bir kuyruklu yıldız sanmıştır; ancak birkaç yıl sonra gezegen olduğu doğrulanmış ve modern zamanda keşfedilen ilk gezegen olmuştur. Herschel’ın gezegene önerdiği isim, kral III. George’un ardından Georgian Sidus’tur; fakat bilim topluluğu bu ismi kabullenmemiştir. Uranüs ismi gökbilimci Johann Bode tarafından önerilmiş ve kabul edilmiştir. İsmin kaynağı, antik Yunan tanrısı Ouranos’tan gelir.
  • Uranüs kendi çevresinde 14 saat 17 dakikada dönüyor. Uranüs de Venüs gibi diğer gezegenlerin aksi yönde döner.
  • Uranüs’ün Güneş çevresindeki dönüşü 84 yıl sürer. 98 derecelik eksen eğikliğiyle gezegen yan yatmış gibidir. Dünya’nın ekvatoruna denk gelen yerde, Uranüs’ün kutupları vardır. Yörüngesi sırasında kutuplar önce 42 yıl geceyi, sonra 42 yıl gündüzü yaşar.
  • Uranüs’ün eğikliğine bir çarpışma neden olmuş olabilir. Bir sava göre Uranüs, Dünya boyutunda bir gezegenle çarpıştığı için eksen eğikliği aşırı derecede değişmiş olabilir.
  • Uranüs rüzgarları saatte 900 km hıza ulaşırlar.
  • Uranüs’ün kütlesi, Dünya‘nın kütlesinin 14,5 katıdır. Buna rağmen gaz devlerinin en hafifidir.
  • Uranüs, ‘buz devi’ olarak da bilinir. Diğer gaz devleri gibi hidrojen ve helyumdan oluşan bir üst katmanı olsa da, Uranüs’ün demir ve kaya çekirdeğini saran bir buz mantosu vardır. Su, amonyak ve metan buz kristallerinden oluşan üst atmosfer, Uranüs’e kendine özgü soluk mavi rengini verir.
  • Uranüs, Satürn‘ün ardından yoğunluğu en az gezegendir.
  • Voyager II, gezegene doğru uçmuş tek uzayaracıdır. 1986’da Voyager 2 gezegene 81.500 kilometreye kadar yaklaşmıştır. Misyonun ardından gezegenle, halkalarıyla ve uydularıyla ilgili yakın çekim görüntüler elde edilmiştir.
  • Uranüs’ün bilinen 13 halkası vardır. İki tanesi hariç bu halkalar sadece birkaç kilometrelik genişlikleriyle oldukça küçüktür. Halkaların yakın zamanda gezegenin uydu ya da uydularının, kuyruklu yıldız veya bir asteroidle çarpışması sonucu oluştuğu düşünülüyor.
  • Kimyasal element uranyum, yeni keşfedilen gezegenin Uranüs’ün ardından 1789’da isimlendirilmiştir.
  • Uranüs, Güneş Sistemi’ndeki en soğuk gezegendir. -224°C olan en düşük yüzey sıcaklığıyla Uranüs, sekiz gezegen arasında en soğuk olanıdır. Üst atmosferinde çoğunlukla metandan oluşan bir sis tabakası, meydana gelen fırtınaların görünmesini engeller.
  • Uranüs’ün ayları Alexander Pope ve William Shakespeare’in yarattığı karakterlerin ardından isimlendirilmiştir. Örneğin Oberan, Titania ve Miranda. Bunların hepsi karanlık yüzeyleriyle donmuşlardır ve bazıları da kaya ve buz karışımından oluşur. Uranüs uyduları arasında en dikkat çekeni Miranda’nın buzdan kanyonları, setleri ve daha pek çok değişik yüzey şekilleri vardır.
Uranüs'ün uydusu Miranda
Voyager II’nin çekimiyle Uranüs’ün uydusu Miranda

Uranüs Hakkında Diğer Bilgiler

Uranüs, modern zamanlarda keşfedilen ilk gezegen olma ayrıcalığına sahip. Aslında keşfi bir gezegen olarak değildi. 1781’de William Herschel, Gemini takımyıldızındaki yıldızları kayda geçerken bir disk fark etti. İlk başta bir kuyrukluyıldız keşfettiğini sandı ve Kraliyet Akademisi’ne de keşfini bu şekilde aktardı. Ancak Herschel, gökcisminin yörüngesini hesapladığında şaşırdı. Kuyrukluyıldızlarının genelde eliptik yörüngelerinin aksine bu keşfinin daha yuvarlak bir yörüngesi vardı. Diğer gökbilimcilerin de doğruladığı bu gözlem, Herschel’ın bir gezegen keşfettiğini anlamasına yardımcı oldu.

Keşfinin bir sonucu olarak Herschel’a gezegeni isimlendirme onuru verildi. O da Latince’de George gezegeni anlamına gelen Georgium Sidus’u seçti. Bunu İngiliz kralı III. George’u onurlandırmak için yapmıştı. İsim çok kabul görmedi ve diğer insanlar başka isimler önermeye başladılar. Roma tanrılarının isimlerini gezegenlere verme geleneğinin devamı olarak Uranüs de önerildi ve bu isim genel kabul gördü.

Uranüs’ün Atmosferi

Sade mavi görünümü yüzünden Uranüs’ün atmosferini anlamak diğer gezegenlerinkini anlamaktan daha zor oldu. Neyse ki Hubble Uzay Teleskobu gezegenin atmosferinin yapısıyla ilgili bilgiler sunabildi. Dünya-merkezli gelişmiş teleskoplar ve Voyager II sayesinde Hubble Uzay Teleskobu gezegenin diğer gaz devleri gibi enlemsel şeritleri olduğunu ortaya çıkardı. Ayrıca bu şeritlerle ilgili fırtınalar da saatte 576 km hıza ulaşabiliyorlar.

Uranüs’ün bu tekdüze atmosferik görünümünün ardında atmosferin en üst katmanının bileşimi yatıyor. Bulut katmanları, kırmızıya denk gelen görünür dalgaboyu ışıkları emen metandan oluşuyor. Dolayısıyla yansıyan ışıklar mavi ve yeşil olanlar.

Bu metan katmanın altındaki atmosfer, %83 hidrojen (H2) ve %15 helyumdan oluşuyor. Ayrıca eser miktarda metan ve asetilen de vardır. Bu bileşim diğer gaz gezegenlerin bileşimlerine benziyor. Fakat başka bir yönden Uranüs’ün atmosferi çok farklı. Jüpiter ve Satürn‘ün atmosferleri genellikle gazken, Uranüs’ün atmosferi buzlu. Bu, Uranüs’ün atmosferinin son derece soğuk olduğu anlamına geliyor. -224° C ısısıyla Uranüs, Güneş Sistemi’nin en soğuk gezegeni. Daha ilginci gezegendeki soğuk hava sürekli olarak gezegenin her yerinde hissediliyor.

Uranüs’ün İçi

Uranüs’ün, manto ve çekirdek olarak, iki katmandan oluştuğu düşünülüyor. Güncel modellere göre çekirdek çoğunlukla kaya ve buzdan oluşuyor. Manto ise 8.01 x 1024 kg veya Dünya‘nın kütlesinin 13,4 katı. Ayrıca manto su, amonyak ve diğer uçucu unsurlardan oluşuyor. Uranüs’ün mantosunu Satürn ve Jüpiter‘inkinden ayıransa 5111 km kalınlığa ulaşıyor olması.

Uranüs’le diğer gaz devleri arasındaki başka bir farklılık da Güneş‘ten aldığından daha fazla enerji yaymaması. Kendisiyle hemen hemen aynı boyutta olan Neptün bile Uranüs’ten 2.6 kat daha fazla enerji yayıyor. Biliminsanlarının Uranüs’ün neden bu kadar az ısı ürettiğine dair iki önerisi var. Bunlardan ilkine göre gezegene çarpan büyük bir cisim, gezegenin oluşumundan kalan ısı ve enerjiyi uzaya saçtı. İkinci sava göreyse bir engel Uranüs’ün iç ısısının yüzeye çıkmasını engelliyor.

Yörüngesi ve Dönüşü

Uranüs keşfedildiğinde, Güneş Sistemi’nin çapı iki kat büyüdü. Çünkü gezegenin yörüngesi 2.87 x 109 km uzunluğunda. Bu devasa uzaklığın sonucu olarak Güneş ışınlarının gezegene ulaşması 2 saat 40 dakika sürüyor.

0.0473 yörünge basıklığıyla Uranüs, en yuvarlak dördüncü yörüngeye sahip. Bu küçük yörünge basıklığıyla Uranüs’de günberisi 2.74 x 109 km ve günötesi 3.01 x 109 km’dir.

Diğer gezegenlerle kıyaslandığında, Uranüs’le ilgili belki de en sıra dışı şey dönüşüdür. Uranüs haricinde diğer tüm gezegenlerin eksenleri yörüngelerine hemen hemen diktir. Ancak Uranüs’ün ekseni 98° eğiktir, yani Uranüs’ün yan döndüğünü söylenebilir. Bunun sonucunda da Uranüs yılının yarısında kuzey, diğer yarısında güney kutup Güneş‘e dönüktür. Bir kutupta 42 yıl gündüz yaşanırken, diğer kutupta 42 yıl gece yaşanır. Bu yüzden de diğer gezegenlerdeki gibi Güneş doğup batmaz.

Bu son derece eğik eksenin sebebininse gezegene çarpan bir cisim olduğu düşünülüyor.

Uranüs’ün Halkaları

Uranüs’ün halkaları 1977 yılında keşfedilmiştir. Keşfin bu kadar gecikmesinin iki nedeni vardır: Dünya‘dan uzaklığı ve ışığın yansımasının az olması. Yine de Voyager II uzayaracı 1986 uçusunda iki halkayı daha görüntüleyebildi. 2005 yılında da Hubble Uzay Teleskobu iki halka daha keşfetti. Şu ana kadar bilinen halkaların sayısı 13’tür. Bunlardan en büyük ve en parlağıysa epsilon halkasıdır.

Uranüs'ün Halkaları
Havai’deki 10-meter Keck Teleskobu’ndan Uranüs ve halkalarının yakın-kızılötesi görüntülemesi.

Kaynak 1