İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Satürn’ün Uyduları

Satürn’ün etrafında en az 62 ay dönüyor. Satürn’ün uydularının yapıları ve boyutları birbirlerinden çok farklı. Kimi tamamen buz, kimi tamamen taşken; bazıları ikisinin de karışımı. Halkalı gezegenin etrafındaki dönüş süreleri ise yarım dünya-yılından dört dünya-yılına kadar değişiyor.

Satürn'ün Uyduları
Satürn’ün Uyduları

Satürn’ün uydularından biri olan Titan, gezegenin etrafında dönen kütlenin %96’sını oluşturuyor. Biliminsanları başlarda böyle büyük boyutlu iki uydu olduğunu düşünüyor; fakat diğeri parçalanmış ve hem Satürn’ün halkalarını hem de diğer küçük boyutlu uyduları oluşturmuş olabilir. Başka bir kurama göreyse sistem başta tıpkı Jüpiter’in Galilei uyduları gibi birkaç uyduya ev sahipliği yapıyordu. Bunlardan iki tanesi birleşip Titan’ı oluşturdular. Bu çarpışmanın enkazından da diğer küçük uydular oluştu.

Aylardan bazıları, Satürn’ün halkalarının arasında yörüngelenerek enkaz içerisindeki yolu temizlerler. Diğerleri ise daha dışarıdadırlar. Birkaç uydu ise birbirine çok yakın hareket ederek etraflarında da dönerler. Daha büyük uydular, küçükleri kendi etrafında yörüngelenmek zorunda bırakırlar. Uydulardan 16 tanesi bir gelgite hapsolmuşlardır; bir tarafları hep Satürn’e bakar.

Satürn’ün ilk ayı 1655’de keşfedildi. Sonraki 200 yılda da, Satürn’ün uydularından diğer büyük olan 7 tanesi daha keşfedildi. 1997’ye kadar gökbilimciler gezegenin etrafında dönen 18 ay daha buldular. NASA’nın Cassini misyonu ve teknolojinin ilerlemesiyle diğer uydular da keşfedildi.

1847’de İngiliz gökbilimci John Herschel, Satürn’ün uydularının isimlerini Titan’dan alması gerektiğini söyledi. Yunan tanrısı Cronus’un (Romalılara göre Satürn’ün) mitolojik kardeşleri Titanlar, Olimpian tanrılarıyla savaştılar ve kaybettiler. Bir kere Titanların adı kullanıldığında uydular, Roma ve Yunan mitolojisindeki diğer karakterler kullanılarak isimlendirildiler. Satürn’ün isimlerinden 53 tanesinin ismi vardır, diğerleri keşif yıllarına dayanan sayılarla ifade edilir.

Şimdi Satürn’ün uydularından en büyük sekizini tanıyalım:

 

Titan
Titan

Titan, Satürn’ün en büyük uydusudur. Satürn’ün uyduları arasında da ilk keşfedilenidir. Titan, Güneş sisteminde kayda değer bir atmosfere sahip tek uydudur. Azot ve metan ayın etrafında, Dünya’nın atmosferinin 10 katına kadar uzaya kadar uzanır, bazen de metan yağmuru şeklinde yüzeye düşer. Bu atmosfer, Titan’ı yaşam kaynağı olabilmesi için en iyi muhtemel adaylardan biri yapar. Titan, Merkür‘den daha büyüktür, fakat onun kadar ağır değildir. Birçoğu hidrokarbon dolu göllerin yanı sıra son derece uzun dağlara da ev sahipliği yapar; dağlardan en büyüğü yaklaşık 3,35 kilometreye yükselmektedir. Cassini misyonu Heygens uzay aracını yolladığında, üzerine iniş yapılabilecek yüzeyi olan bu tek bu uydu vardı.

Dione
Dione

Dione‘un merkezinin taştan, çevresininse su ve buzdan oluştuğu düşünülüyor. Bir yüzü hep aynı yöne bakan Dione’un ön tarafında değil arka tarafında oldukça fazla krater oluşmuştur. Gökbilimciler, bir çarpışmanın ayı kendi ekseni etrafında yeniden döndürebileceğini düşünüyorlar. Ay, ince bir oksijen atmosferi barındırır ve yüzeyinin altında sıvı bir okyanusa sahip olabilir.

Enceladus
Enceladus

Enceladus, güney kutbunda yüzden fazla gayzer içerir. Gelgitin sebep olduğu ısınmayla buzlu yüzeyin bir kısmı erir ve bu gayzerlerden uzaya fırlar. Bu küçük buz parçaları, Satürn’ün E halkasını oluşturan topluluğa katılırlar. Uydunun buzlu yüzeyi onu Güneş sistemindeki en parlak nesnelerden biri haline getirir. Ayrıca Enceladus’un yaşama olanak sağlayabilecek bir yeraltı okyanusu da vardır.

Hyperion
Hyperion

Hyperion, keşfedilen önemli uydulardan sonuncusudur. Hyperion, düzensiz bir görünüme sahip küçük bir aydır. Yassılaştırılmış bir nesneye veya uzunlamasına bir patatese benziyor. Bu, bir şeyin daha büyük bir ayı yıkmasıyla oluşmuş olabilir. Hyperion muhtemelen düşük yoğunluğu ve gözenekli yüzeyi nedeniyle süngerimsi bir görünüme sahiptir. Çarpışmalar ay tarafından emilmiş gibi görünüyor.

Iapetus
Iapetus

Iapetus, yüzeyinde açık ve koyu renk kontrastları olan ve ayın yin-yang şeklinde görünmesini sağlayan bir yapıya sahiptir. Uzun zaman önce belki de yakınındaki ay Phoebe’dan gelen koyu hidrokarbonlar, daha fazla ısıyı emebilmesini sağladı ve bu alan yavaş yavaş büyüyor. Iapetus, ceviz benzeri bir şekle sahiptir; ayrıca ekvatorun etrafındaki sırtlar merkezin dışa doğru şişik olmasını sağlar. Bu ayda Güneş sistemindeki en yüksek dağlardan bazıları bulunur ve bu da bunların başka bir aydan gelmiş olabileceği anlamına gelir. Biliminsanları, Dünya’da bu tür özelliklerle karşılaştırmalı çalışma yapmak için benzeri buzul hareketleri (heyelanlar gibi) üzerinde çalışıyorlar.

Mimas
Mimas

Mimas‘ın, “Star Wars” filmlerindeki kurgusal Ölüm Yıldızı’na benzemesini sağlayan geniş bir krateri vardır. Çarpışmalar, Mimas’ın Güneş sistemindeki en fazla kratere sahip uydulardan biri olmasını sağlamıştır. Satürn’ün büyük aylarından en küçüğüdür ve Satürn’e en yakın yörüngede olandır. Mimas, gezegen halkalarının ikisi arasında, Cassini bölümü olarak bilinen boşlukta yörüngelenmiştir. Mimas öncelikle su buzundan oluşur, ancak gezegene oldukça yakın olmasına rağmen, ayın yüzeyi değişmeden kalır. Gelgitten kaynaklanan bir erime görülmez. Bu tarz erimeler daha uzak uydularda görülebilir. Biliminsanları, oval biçimli bir çekirdeğin Mimas’ın bazı titreşim hareketlerini açıklayabileceğini söylemesine rağmen, yüzeyinin altında sıvı bir okyanusun da olması mümkündür.

Rhea
Rhea

Rhea, oldukça kraterli bir aydır ve merkezinde bir çekirdek yoktur. Bunun yerine, tamamı buzdan oluşur ve içinde kirli bir kartopu benzeri oluşumu sağlayan kaya parçaları bulunur. Gezegenin büyük aylarından olan Rhea, Dünya’nın ayının yaklaşık yarısı büyüklüğündedir. Uydu, Güneş sisteminde bilinen oksijen atmosferi olan tek aydır. Dünya’da bulunanın yaklaşık 5 trilyon katı daha az yoğun, hafif bir oksijen atmosferi vardır. Satürn, manyetosferinden gelen radyasyonla buzlu yüzeyden oksijen ve karbondioksit salabilir.

Tethys
Tethys

Tethys, Satürn’e oldukça yakındır ve gezegenin yerçekimi çekimini hisseder. Satürn’ün sıcağı, ayın buzlu yüzeyinin hafifçe erimesini sağlar. Bu kraterlere ve diğer çarpmalara korumasız olmasına neden olur. Neredeyse tamamen su buzundan yapılmış yüzey çok yansıtıcıdır. Geniş bir çukur, ayın kuzeyinden güneye doğru çapraz olarak geçmekte ve uydunun çevresinin büyük bir kısmına yayılmaktadır. Ayın diğer tarafında ise başka büyük bir krater, ayın çapının yaklaşık beşte birini kaplar ve neredeyse Mimas’ın büyüklüğündedir. Biliminsanları bu ayda garip kırmızı kemerler de buldular ve halen bu kemerlerin nasıl oluştuğunu anlamaya çalışıyorlar.

Diğer Küçük Uyduları

9. Erriapus
10. Phoebe
11. Janus
12. Epimetheus
13. Helene
14. Telesto
15. Calypso
16. Kiviuq
17. Atlas
18. Prometheus
19. Pandora
20. Pan
21. Ymir
22. Paaliaq
23. Tarvos
24. Ijiraq
25. Suttungr
26. Mundilfari
27. Albiorix
28. Skathi
29. Siarnaq
30. Thrymr
31. Narvi
32. Methone
33. Pallene
34. Polydeuces
35. Daphnis
36. Aegir
37. Bebhionn
38. Bergelmir
39. Bestla
40. Farbauti
41. Fenrir
42. Fornjot
43. Hati
44. Hyrrokkin
45. Kari
46. Loge
47. Skoll
48. Surtur
49. Greip
50. Jarnsaxa
51. Tarqeq
52. Anthe
53. Aegaeon

İsimlendirilmemiş diğer uyduları da şunlardır:

1. S/2004 S7
2. S/2004 S12
3. S/2004 S13
4. S/2004 S17
5. S/2006 S1
6. S/2006 S3
7. S/2007 S2
8. S/2007 S3
9. S/2009 S1

Kaynak 1