İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Karanlık Madde ve Karanlık Enerji

Aslında karanlık madde ve karanlık enerjinin ne olduğuna dair çok net bir fikrimiz yok. Bunlar şimdilik, evrende açıklayamadığımız bazı durumları açıklamak için sunulan hipotezlerdir. Ne oldukları veya nasıl çalıştıkları hakkında net bir bilgimiz olmadığından bunlara karanlık diyoruz.

Eğer gezegenler bizim gözlemlediğimiz ve hesapladığımız ağırlıklara sahipse evrenin genişlemesi değil, büzüşmesi gerekirdi. Fakat tam tersi oluyor ve evren gittikçe daha da fazla genişliyor. Demek ki galaksileri birbirinde uzağa sürekleyen, tam olarak ne olduğunu bilemediğimiz bir enerji var. İşte buna karanlık enerji diyoruz.

Andromeda
Andromeda

Karanlık enerjinin ardından karanlık maddeye geçelim. Galaksilerdeki gezegenler, yıldızlar ve her şey merkezin etrafında döner. Bunlar çok yavaş dönerlerse giderek merkeze doğru çekilir ve yok olurlar. Hızlı dönerlerse de etrafa saçılırlardı. Fakat görünen o ki her şey çok daha hızlı dönüyor. O zaman her şeyi yörüngede tutan ve henüz bilemediğimiz bir madde olmalı; işte bu maddeye de karanlık madde diyoruz.

Yani karanlık madde ve karanlık enerji, evrenin genişlemesine ve galaksilerin hareketlerine açıklama sunan hipotezlerdir. Belki ikisi de doğrudur, belki biri doğrudur veya belki de ikisi de yanlıştır.

Bu fikirlere nasıl erişildiğini düşünüyorsanız bir örnek düşünün. Yokuş yukarı giderken siz hızınızı arttırmasanız da hızınız artıyor. Buradan ne sonuç çıkarırdınız? Demek ki arabanıza etki eden bilmediğiniz bir güç daha var.

Evrenin İçeriği
Evrenin İçeriği

Evrenin İçeriği Yukarıdaki pasta grafiğinden de görebileceğiniz gibi evrenimizin çok büyük bir kısmının neyden oluştuğunu bilmiyoruz. Peki bu bilmediğimiz şeylerin ne kadar olduklarını nasıl hesaplıyoruz?

Evrendeki karanlık enerji yoğunluğunu (ΩΛ) ve karanlık madde yoğunluğunu (ΩM) hesaplamak için farklı yollar vardır: Kozmik mikrodalga arkaplan ışıması, süpernovaların kızıla kayması ve baryon akustik titreşimi (BAT). Bunların her biri hesaplama yapmak için yeterlidir; fakat üçünün bir arada kullanılması doğruluğu arttırır. BAT, karanlık maddeye en duyarlı olanıdır; süpernovalarsa enerjiden maddenin çıkarılmış haline… Kozmik mikrodalga ışıması ise karanlık enerji ve karanlık maddenin toplamını en doğru şekilde verir.

Şimdi kozmik büyüklükte büyük bir ışık kaynağı olduğunu düşünün. Bu ışık kaynağı büyük bir kütlenin ardındaysa, bu kütle bir lens gibi ışığı büker. Kütle (M) ve ışığın (L) etkileşimini gözlemleyerek farklı M ve L görüntüleri elde ederiz. Genel göreliliği bildiğimiz için bu görüntülerin oluşması için ne kadar kütle gerektiğine karar verebiliriz. Bu sonuç da bize o alandaki toplam kütleyi verir ve görebildiğimiz şeyleri çıkardığımızda kalan kütle, karanlık maddeye aittir.