İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Isaac Newton

Isaac Newton, 1642 yılında erken doğumla dünyaya geldiğinde çok küçük bir bebekti. Yaşaması bile beklenmezken büyüdü ve 17. yüzyılın en etkili biliminsanlarından biri oldu.

Doğduğu küçük kasabasında sivil savaşın etkileri en az veba kadar hissediliyordu. Babası kendisi doğmadan önce ölmüştü. Annesi ise yakındaki kasabadan bir adamla evlenmiş ve üç yaşındayken Isaac’ı büyük annesiyle yaşamaya yollamıştı.

Hayatındaki bu sarsıntıyla Newton, üvey babasından nefret etmeye başladı. Hatta onu, evini yakmakla tehdit etti. Okuldaysa teselliyi kitaplarda aramaya yöneldi. Ama edebiyat ve şiirde aradığını bulamadı. Dakikasına kadar doğru Güneş saatleri yapmak, mekanik ve teknoloji daha fazla ilgisini çekmişti. Annesinin, bir çiftçi olmasını umduğu Isaac’ın entelektüel bir yaşama yöneleceğini amcası ve öğretmeni anlamıştı.

1661 yılına gelindiğinde Newton, Trinity College’a kaydoldu ve burada kendisini önemli keşiflere sürükleyecek baba figürünü buldu. Cambridge’in ilk matematik profesörü olan Isaac Barrow, Newton’ı sıradan ders kitaplarından zamanın çözülmemiş matematik problemerine ve kalkülüse yönlendirdi. Daha sonraları kalkülüs evrenin işleyişini açıklamak için daha büyük bir öneme sahip olacaktı. Bu sırada Newton, evrenin mekanik kurallar tarafından yönetildiğini iddia eden Descartes gibi yazarları da inceliyordu.

Eflatun benim arkadaşım. Aristo başka bir arkadaşım. Ama en iyi arkadaşım gerçek. – Newton’ın defterinden…

Üniversitesi veba yüzünden kapatılınca evine geri dönen Newton, en üretken yıllarını yaşadı. Çünkü gerçeğe giden yolun kitap okumaktan ziyade gözlem yapmak olduğuna inanmaya başlamıştı. Örneğin optik üzerine yazılmış kitaplara güvenmek yerine, etkilerini anlayabilmek için kör bir iğneyi gözüne batırmayı tercih etmişti. Daha sonra kendisini meşhur yapacak hareket kanunlarının ve kalkülüs teorilerinin zeminini de bu dönemde atmıştı. Ama doğuştan ketum olan Newton şimdilik fikirlerini kendine saklayacaktı.

Laboratuvarında optik keşiflerine devam eden Newton, o zamanlar büyük ve taşınması zor teleskopların tasarımı üzerine de düşünmeye başladı. Lensler yerine aynalar kullanarak diğer teleskoplardan daha güçlü ve 10 kat küçük teleskop tasarladı. Royal Society, bu keşfi duyduğunda çok etkilenmişti. Bundan cesaret alan Newton, ışık ve renkler üzerine deneylerini de ortaya çıkardı.

Newton Teleskobu
Newton Teleskobu

Birbirleriyle fikirlerini paylaşan ve bunları eleştiren bir dernek olan Royal Society, Newton’ın da fikirlerini duymak istedi. Ama ışık hakkındaki fikirleri hiç iyi karşılanmadı. Royal Society’nin diğer üyeleri Newton’la aynı sonuçlara ulaşamamıştı. Bunda Newton’ın, deneylerini yüzeysel anlatmasının da katkısı vardı.

isaac newton

Newton eleştirilerden hiç hoşlanmadı. Renk ve ışıkla ilgili çalışmalarını eleştiren Robert Hooke’u hayatı boyunca düşman kabul etti. Çünkü fikirlerinin kesinlikle doğru olduğuna yönelik sarsılmaz bir inanca sahipti. Gittikçe kibirlenen Newton, bir süre sonra entelektüel topluluktan da uzaklaşmaya başladı.

Eleştirileri kaldıramayan Newton, kendini dine ve simyaya verdi. Ölüm döşeğindeki annesinin yanına gidip tek başına çalışmaya devam etti. Bazıları bilimsel olmayan bu simya çalışmalarının, Newton’ın yerçekimi gibi önemli fikirlerinin zeminini oluşturduğuna inanıyor.

Alman filozof Gottfried Leibniz’in, önemli bir matematik çalışması yayınlamasıyla birlikte Newton’la arasında hayat boyu sürecek bir düşmanlık başladı. Avrupa’nın önde gelen isimlerinden Leibniz, matematiğin fiziksel dünyayı nasıl açıkladığına odaklanmış ve yeni bir kalkülüs teorisi sunmuştu. Fakat Newton kendisinin bu fikirleri 20 yıl öncesinden keşfettiğini ve Leibniz’in, fikirlerini çaldığını söylüyordu. Ketum Newton, bu çalışmasını hiç yayınlamamıştı ve dünyayı ikna edebilmek için eski defterlerini ortaya çıkarıyordu.

Robert Hooke’un, gezegen yörüngelerine ilişkin çalışmalarını sorgulamasıyla Newton, modern fiziğin temellerini attı. Philosophiæ Naturalis Principia Mathematica veya Türkçesiyle Doğa Felsefesinin Matematiksel İlkeleri’ni yazması iki yılını aldı. Kitap kendi kalkülüs teorisinin, hareketin üç kanununun ve evrensel yerçekimi fikrinin ilk titiz hesaplamalarının bir araya gelmesinden oluşuyordu. Hep birlikte evrene devrimci bir matematiksel açıklama sunuyorlardı. Bu çalışması ününü kalıcılaştıran ve bugün hala hatırlanmasına sebep olan şeydir.

Halka mal olmuş biri olarak politikaya da girdi ve meclise seçildi. Gururlu bir protestan olan Newton, II. James’in Cambridge Üniversitesi’ni yeniden katolikleştirmesine şiddetle karşı çıktı. Fakat bunun dışında meclisteki varlığı sürekli pencerenin kapatılmasını istemekten öteye gitmedi.

1963’üç ortalarında Newton, arkadaşlarının kendisine komplo kurduğu yönünde bir fikre kapıldı. 5 yıl aralıksız çalışmasının sonunu olarak sinirsel bir yıkım yaşıyordu. Ama yine de Newton’ın hassas psikolojik yapısı onu halkın gözünden düşürmedi.

Britanya ekonomisi 17. yüzyılda bir kriz yaşıyordu. Paranın değeri o kadar düşmüştü ki basıldığı metal kendisinden daha değerliydi. Piyasa sahte para kaynıyordu. Newton bu kalpazanların peşine düştü ve onları bağnaz bir öfkeyle dava etti. Böylelikle 1700 yılında Royal Mint’in (Birleşik Krallık’ta para basmakla yetkili kurum) başına geçti ve ömrünün sonuna kadar görevine devam etti.

Newton ün ve güç takıntılı dayatmacı bir liderdi. Kendi çalışmalarına devam ederken, başkalarını da yok etmeye çalışıyordu. Bir yandan Robert Hooke’u tarihten silmeye uğraşırken, diğer yandan Flamsteed yıldız katalogunu izinsiz yayınladığı için astronom John Flamsteed’e karşı savaşıyordu.

Isaac Newton Ağacın Altında
Newton Ağacın Altında

1713’te başında bulunduğu Royal Society, Newton’ın mı yoksa Leibniz’in mi kalkülüsü keşfettiğine dair bir araştırma yayınladı. Bu araştırmaya göre Newton, çok daha önceden kalkülüsü bulmuştu. Leibniz bunu reddetti. Zaten bu araştırmanın gizli yazarı da Newton’dan başkası değildi. Aralarındaki bu tartışma ikisi de ölene kadar hiç bitmedi. Bugün ise ikisinin de kalkülüsü keşfettiği kabul edilir.

Kendi efsanesini kendi yaratan Newton, Royal Society üyesi William Stukeley ile yemek yerken, Woolsthorpe’daki aile evinde yere düşen bir elmadan esinlenerek yerçekimi üzerine düşünmeye başladığını anlattı. Hem yeğeni hem de bakıcısı olan Catherine de bu hikayeyi anlatmaya devam etmişti. Elmanın kafasına düşmesi ise daha sonra uydurulmuştur.

84 yaşında ölen Newton, ülkesi için bir gurur kaynağıydı. Newton bilimsel çağın temellerini attı. Hareket kanunları ve kütleçekim teorisi bugünkü fiziğin ve mühendisliğin yapıtaşlarıdır. Bunun yanısıra Newton, dünyaya Kitab-ı Mukaddesi ve doğanın kitabını (doğanın bir kitap gibi okuması ve anlaşılması anlamında dini bir akım) inceleyerek tanrının sözlerini açıklamak için geldiğine inanıyordu. Onun için, teoloji ve matematik, dünyanın biricik sistemini keşfetmek için kullanılabilecek tek bir şeyin iki yüzüydü.

Kaynak 1