İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Galileo Galilei

Galileo Galilei, 15 Şubat 1564’te İtalya’da doğdu. Galileo yedi kardeşin en büyüğüydü. Galileo’nun babası bir müzisyen ve yün tüccarıydı. Oğlunun daha çok para kazanabileceği ümidiyle tıp okumasını istiyordu. Bu yüzden Galileo onbir yaşındayken bir cizvit manastırına gönderildi.

Manastırdaki dört yılın ardından Galileo keşiş olmak istedi. Ancak babasını en başından beri böyle bir şey istemediği için onu manastırdan aldı. 1581’de 17 yaşındaki Galileo tıp okumak için Pisa Üniversitesi’ne kaydoldu.

20 yaşındayken Galileo katedralde tepesinden sarkan bir lambaya dikkat etmeye başladı. Merak ettiği şey lambanın ileri-geri hareketinin ne kadar sürdüğüydü. Nabzını kullanarak küçük ve büyük hareketlerin sürelerini anlamaya çalıştı ve böylelikle o zamana kadar kimsenin bilmediği bir şeyi keşfetmiş oldu: Her hareketin süresi aynıydı. Sarkaç kanunu olarak bilinen bu keşif saatleri ayarlamak için kullanılmaya başlandı ve Galileo’nun adı ilk kez duyuldu.

Matematik haricinde Galileo okulu pek sevmemişti. Okul Galileo’nun ailesine oğullarının sınıfta kalacağını bildirdi. Bir çözüm olarak Galileo’nun Toskana’da matematikçilerden sürekli bir eğitim alması kararlaştırıldı. Galileo’nun babası bir matematikçi bir müzisyenden daha fazla kazanamadığı için çözümü yeterince iyi bulmasa da, sonuçta oğlunun bir üniversite diploması olacağını düşünüyordu. Ancak Galileo, diplomasını alamadan okulu bıraktı.

Sarkaç Kanunu
Sarkaç Kanunu

Galileo geçimini sağlayabilmek için özel matematik dersleri vermeye başladı. Bu sırada yüzen nesnelerle ilgili de deneyler yapıyordu. Bir denge bularak Galileo, altının aynı büyüklükteki sudan 19.3 kat daha ağır olduğunu bulmuştu.

Galileo büyük bir üniversitenin matematik bölümünde çalışma hayalini de sürdürüyordu. Her ne kadar Galileo zeki biri olsa da, alanındaki birçok insanla zıt düşmüştü ve işi zordu.

Galileo’nun talihini ironik bir şekilde edebiyat dersi döndürdü. Floransa Akademisi yüzyıllık bir tartışmaya devam ediyordu: Dante’nin Inferno’sunun şekli, boyutu ve yeri hakkında ne bilebiliriz? Galileo bu sorunun yanıtını bir biliminsanı olarak kendi bakış açısından vermek istiyordu. “Nimrod’un yüzü Roma’daki St. Peter’ın Kozası kadar büyük genişti.” alıntısından Lucifer’in boyunun 2000 kol uzunluğunda olduğunu hesapladı. İnsanları etkilemeyi başardı. Böylelikle kendisine diploma vermeyen Pisa Üniversitesi’yle üç yıllık bir iş anlaşması yapabilmişti.

St. Peter'ın Kozası
St. Peter’ın Kozası

Galileo Üniversite’ye vardığında Aristo’nun ağır nesnenin daha hızlı düştüğünü söyleyen doğa kanunuyla ilgili bir takım tartışmalar vardı. Aristo’nun iddiası hemen gerçek gibi kabul edilmiş ve aslında çok az test edilmişti.

Efsaneye göre Galileo, Aristo’nun iddiasını test etmek istedi. Oldukça yüksek bir yerden bir şeyler atmalıydı. En uygun yapı ise doğal olarak Pisa Kulesi’ydi. Galileo çeşitli boyutlardaki ve ağırlıktaki toplarla binanın tepesine çıktı. Hepsi de zemine aynı zamanda düşmüştü. Yine efsaneye göre öğrencilerden ve biliminsanlarından oluşan bir kalabalık buna şahit olmuştu. Yani Aristo yanlıştı.

Galileo, üniversitede yeni olmasına karşın meslektaşlarına kötü davranıyordu. Bir grup öğrencisine “Adamlar şarap şişesi gibi. Dışlarında güzel etiketleri var ama tadına bakınca içinde hava veya kokudan bir şey yok. Ancak işemeye yararlar.” demişti. Tabi üniversite de süresi dolduğunda Galileo’yla anlaşmasını yenilemedi.

Galileo daha sonra Padua Üniversitesi’ne gitti. 1593 yılında paraya inanılmaz sıkışmıştı. Babası ölmüştü ve artık ailesinin sorumluluğu ona aitti. Borçlar almış başını gidiyordu. Bir de yanısıra kızkardeşlerinden birinin binlerce krona ulaşan çeyiz masrafı vardı. Oysa ki Galileo’nun yıllık kazancı sadece 180 krondu. Galileo, Floransa’ya dönerse muhtemelen hapis cezasıyla karşılaşacaktı.

Galileo’nun ihtiyacı olan şey ona kazanç sağlayabilecek bir icat bulmaktı. Isı değişimlerini ölçebilen basit termometresi ve aküferlerden su taşıyan sıradan cihazı bir pazar başarısı yakalayamamıştı. Başarı, 1596 yılında savaş toplarını hedefleyebilen askeri bir pusula bulmasıyla gelecekti. 1597’de ise topografya için kullanılabilecek sivil pusulası piyasaya çıktı. Böylelikle Galileo iyi bir kazanç sağlamayı başarmıştı. Çünkü ürünler maliyetinin üç katına satılıyordu, ürünleri kullanmak için dersler veriliyordu ve ürünleri üreten işçilere çok az para ödeniyordu. 1602 yılına gelindiğinde Galileo ismi öğrencileri üniversiteye çekmeye yetiyordu.

Galileo 1609 yılında Venedik’te, Hollandalı bir gözlük üreticisinin uzak nesneleri yakında gösteren bir cihaz ürettiğine dair dedikodular duydu. Şimdilerde teleskop olarak bildiğimiz bu cihaz o zamanlar casus-gözlüktü. Patenti istenmiş ama henüz verilmemişti. Hollanda için muhteşem bir askeri ilerleme sayıldığından cihaza dair her şey sır gibi saklanıyordu.

Galileo da kendi casus-gözlüklerini üretmeye karar verdi. 24 saatlik hummalı deneylerden, içgüdülerinden ve dedikodulardan hareketler bir teleskop üretti. Teleskobu üzerinde biraz iyileştirmeler de yaptıktan sonra cihazı Venedik’e götürdü. Senatoyu etkiledi ve maaşı bir anda arttı.

Galileo orada durup şöhretin ve paranın keyfini sürseydi tarihte sadece bir dipnottan ibaret olurdu. Fakat Galileo teleskobunu kusursuz bir yuvarlak olduğu sanılan Ay’a odakladığında bir devrim gerçekleşti. Aslında Ay kusursuz bir yuvarlak değildi; yamuk ve girintili çıkıntılıydı. Tabi birçok insan Galileo’nun yanıldığını düşündü.

Galileo ve Teleskop
Galileo gökyüzünü izliyor.

Aylar geçti ve teleskop gelişmeye devam etti. 7 Ocak 1910’da Galileo teleskobunu Jüpiter‘e çevirdi ve gezegenin yakının üç parlak yıldız gördü. Yıldızlardan biri batıda diğer ikisi doğudaydı ve hepsi ip gibi dizilmişti. Ertesi gün baktığında üçünün de doğuda olduğunu gördü.

Devam eden haftalardaki gözlemlerinden bu yıldızların gezegenin etrafında dönen küçük uydular olduğu sonucuna vardı. Eğer bu uydular Dünya’nın etrafında dönmüyorsa Kopernik‘in dediği gibi merkezde Güneş mi vardı? Galileo Galilei bu bulguları Starry Messenger adındaki küçük bir kitapta yayınladı. Bu kitap kamuoyunda büyük bir heyecan uyandırdı ve çok ses getirdi.

Yeni teleskopla daha da fazlasını gördü. Satürn‘ün halkalarının ucunu görerek bunları gezegenin uyduları sandı, daha önce başkaları tarafından görülmüş olsa da Güneş’teki lekeleri gördü ve Venüs‘ün tam bir yuvarlaktan ince bir ışık çizgisine doğru değişmesini izledi.

Galileo Galilei için her şey Dünya’nın Güneş‘in etrafında dönüyor olduğunu söylemesiyle değişti. Çünkü Kilise’ye adeta meydan okuyordu. Kilisenin bazı matematikçileri Galileo’nun haklı olduğunu söylese de, çoğunluk onun yanıldığı fikrindeydi.

Galileo Galilei dindar biriydi ve İncil’e inanıyordu ve yanlış olamayacağı fikrindeydi. Fakat İncil’i yorumlayanlar yanılmış olabilirlerdi; çünkü anlatılan her şeyi kelimesi kelimesine almak çok doğru değildi. Bu Galileo’nun en büyük hatası oldu. O dönemde İncil’i sadece papazlar yorumlayabilirdi, halkın içinden sıradan birinin onları eleştirmesi düşünülemezdi.

Bazı kilise üyeleri Galileo’ya o kadar öfkelendiler ki onu sapkınlıkla suçladılar. Bazıları Engizisyon’a başvurdu ve kilisenin sapkınlıkla uğraşan bölümü Galileo Galilei’yi resmen sapkınlıkla suçladı. Bu oldukça önemli bir şeydi. Çünkü 1600 yılında Giordano Bruno adındaki bir adam Dünya’nın Güneş‘in etrafında döndüğünü ve evrenin yaşamla dolu bir sürü gezegeni barındırabileceğini söylediği için yakılarak infaz edildi. Galileo ise davasında aklandı ve Kopernik sistemini öğretmemesi yönünde bir uyarı aldı.

İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog
İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog

Galileo ciddi bilimsel makaleler yazmak yerine esprili bir kitap yazmaya yöneldi. İki Büyük Dünya Sistemi Hakkında Diyalog adında bir kitap yayınladı. Karakterlerden biri akıllıydı ve Kopernik sistemini savunuyordu; diğeri ise dogmatik bir aptaldı ve Galileo’nun, kanıtlarını yok sayan düşmanlarını simgeliyordu. Üçüncü karakter ise tarafsızdı. Kitap çok popüler olsa da Papa, dogmatik karakterin kendisi olduğu sonucuna vardı, kitap yasaklandı ve Galileo bir kez daha Kopernik sistemini öğretmekten Engizisyon karşısına çıktı.

Galileo 68 yaşında ve hastaydı. Engizisyon tarafından işkence tehdidiyle yaptığı açıklamada Dünya’nın Güneş‘in etrafında döndüğü fikrinde yanılmış olduğunu kabul etti. Efsaneye göre mahkemeden çıkarken ‘Yine de dönüyor!’ diye fısıldadı. Galileo’nun şansı yaver gitti ve kızının evine yakın bir yerde ev hapsinde kalmasına karar verildi. Galileo burada da bilimle ilgili çalışmalarına devam etti.

Kilise 1822 yılında Galileo’nun Diyalog kitabı üzerindeki yasağını kaldırdı. 1992 yılında Galileo adındaki uzay aracı Jüpiter‘e uçmadan üç gün önce Kilise, Galileo’dan özür diledi.