İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Dunning-Kruger Etkisi

Dunning-Kruger etkisi, bireyin kendini olduğundan daha bilgili ve yetenekli sandığı bir bilişsel yanılgıdır. Esasında düşük kabiletli insanlar kendilerinin yeterince bilgili olmadığını anlayabilecek becerilere sahip değildirler. Düşük özfarkındalık ve bilişsel becerilerdeki yetersizlik bu bireylerin becerilerini abartmalarına neden olur. Charles Darwin’in de dediği gibi:

Cahillik, daha sıklıkla bilgiyi değil, güveni doğurur; ısrarla şu veya bu problemin bilimle çözülemeyeceğini iddia edenler, çok bilenler değil, az bilenlerdir.

Dunning-Kruger Etkisine Genel Bakış

Bu ilginç olayla bir aile toplantısında karşılaşmış olabilirsiniz. Akarabalardan biri bir konu hakkında kendi düşüncelerini öne sürer ve diğer tüm fikirlerin yanlış, eksik ve aptalca olduğunu iddia eder. Etraftaki herkes bu kişinin hiçbir şey bilmediğinin farkında olabilir ancak bu birey kendi bilgisizliğini fark edemez.

Bu etkinin ismi, sendromu araştıran psikiyatristler David Dunning ve Justin Kruger‘dan geliyor.Bu psikolojik fenomenin özgün çalışmasında 4 inceleme serisi yaptılar. Dilbilgisi, mizah ve mantıkta en düşük puanı alanlar yeteneklerini en çok abartanlardı.

Araştırma

Deneylerin birinde, Dunning ve Kruger, 65 katılımcıya farklı fıkraların ne kadar komik olduklarını sordu. Bazı katılımcılar diğerlerinin neleri eğlenceli bulabileceği konusunda inanılmaz derecede başarısızdı. Buna rağmen kendilerinin muhteşem bir mizah anlayışı olduğunu düşünüyorlardı.

Yeteneksiz insanlar sadece uygulamada kötü olmakla kalmıyorlar, aynı zamanda kendi çalışmalarının kalitesini de doğru değerlendiremiyorlar. Buna da ek olarak başkalarının bilgi ve yetenek seviyelerini de tanıyamıyorlar; zaten bu yüzden kendilerini diğer insanlardan daha iyi, daha yetenekli ve daha bilgili görüyorlar.

Bu, neden sınavda düşük not alan öğrencilerin daha fazlasını hakettiklerini düşünmelerini de açıklıyor. Kendi bilgi ve becerilerini abartıyorlar ve performanslarındaki yetersizliğin farkına varamıyorlar. Birçok durumda bilgisiz insanlar kendilerini kafası karışmış olarak düşünmezler. Aksine kendilerine bilgi gibi gelen bir şeyden ötürü özgüvenleri yükselir.

Bu etkinin insanların inançları, kararları ve eylemleri üzerinde derin etkileri vardır. Bir araştırmada Dunning ve Ehrlinger, testte kadınların erkeklerle eşit sonuçlar aldığını gördü. Ancak kadınlar erkekler kadar bilimsel mantığa sahip olmadıklarını düşündüklerinden sonuçlarını düşük tahmin etmişlerdi. Bu anlayış yüzünden kadınların bilimsel rekabetten kaçındıkları görüldü.

Başka bir araştırmada ise katılımcılara politika, fizik, biyoloji ve coğrafya gibi dallara ek olarak bazı uydurma terimlerle ilgili bilgi sahibi olup olmadıkları soruldu. Katılımcıların %90’ı bu uydurma terimlerle ilgili en azından bir fikirleri olduğunu söyledi. Dunning’in de belirttiği gibi bilgisizlikle ilgili sorun, onun uzmanlık gibi hissettirmesidir.

Donald Trump
Dunning-Kruger etkisinin ne olduğuyla ilgili hiçbir fikrim yok. Ama bu bir sorun değil. IQ’m çok yüksek. Öyle. Ne kadar yüksek olduğuna inanamazsınız. Bana güvenin.

Dunning-Kruger Etkisinin Nedenleri

Bu psikolojik etkinin ardında ne var? Dunning ve Kruger bu etkinin sebebini “çifte yük” dedikleri şeye bağlıyorlar. İnsanlar sadece bilgisiz değiller; bilgisizlikleri ne kadar yetersiz olduklarını anlamalarını sağlayacak zihinsel becerilerini de engelliyor. Bilgisiz insanların eğilimleri şöyledir:

  • Kendi yeteneklerini abartırlar.
  • Diğer insanların beceri ve yeteneklerini göremezler.
  • Kendi yetersizliklerini ve hatalarını göremezler.

Dunning’in dediği gibi, bir işte başarılı olabilmek için gereken bilgi ve beceriler, bireyin bu işte iyi olmadığını anlayabilmesi için gerekli olanlarla aynıdır. Eğer bireyde bu yoksa hem işte başarısız olurlar, hem de bunu anlayamazlar.

Dunning-Kruger Etkisi Kimleri Etkiliyor?

Herkesi. Çünkü ne kadar bilgili olursanız olun, herkesin bilemediği ya da beceremediği bir şeyler vardır. Bazı alanlarda zeki ve yetenekli olunabilir, ancak her alanda uzman olmak kimsenin yapabileceği bir şey değildir.

‘Dunning-Kruger etkisi’ terimi yayılınca, yapılan hatalardan biri de bu fenomeni düşük IQ ile eşleştirmek oldu. Böylece kolaylıkla diğerlerini yargılayıp işin içinden sıyrılabilirsiniz. Ama gerçekte herkes Dunning-Kruger etkisine kapılabilir. Bir konuda tecrübeli ve yetenekli olan kişiler, bu uzmanlıklarını başka bir alana taşıyabilecekleri yanılgısına düşebilirler.

Bir biliminsanı, yazmakta yeteri kadar başarılı olamayabilir. Biliminsanının bu konudaki yetersizliğini fark edebilmesi için dilbilgisi ve anlatım konularında bilgisi olması gerekir. Ancak bu örnekte olduğu gibi bir biliminsanı olsa da kendi kötü anlatımını göremeyebilir.

Bilgisiz ve beceriksiz insanlar kendilerini böyle görüyorlarsa, gerçek uzmanlar kendilerini nasıl değerlendiriyorlar? Bu bireyler, kendileri ve becerileri hakkında gerçekçi fikirlere sahiplerdir. Ancak diğerleriyle kıyaslandıklarında kendilerini daha iyi bulmazlar. Esasında bu bireyler ortalamanın üzerinde olsalar da, diğerleriyle karşılaştırıldıklarında kendi performanslarının üstün olduğuna ikna olmazlar. Uzmanlar ne kadar uzman olsalar da, herkesin bilgili olabileceğini varsayarlar.

Dunning-Kruger Etkisi Nasıl Geçer?

Dunning’e göre hepimiz yanlış inançlar mühendisiyiz. Öyleyse bunun etkilerini nasıl en aza indirebiliriz? Her ne kadar Dunning-Kruger etkisine karşı savunmasız olsak da, zihnin nasıl çalıştığını ve yatkın olduğumuz hataları anlamaya çalışmak ilk adım olabilir.

Bir konuyla ilgili tecrübeniz arttıkça, o konuyla ilgili özgüveniniz de daha gerçekçi seviyelere geriler. Birey merak ettiği konuyla ilgilenmeye başlayınca, bilgi ve becerilerindeki eksiklikleri görmeye başlar. Daha sonra konuyla ilgili bilgilenip gerçekten uzman olunca da özgüven seviyesi yeniden yükselişe geçer.

Dunning-Kruger Etkisi
Dunning-Kruger Etkisi

Kendi değerlendirmenize güvenip güvenmeme konusunda kararsızsanız, ilgilendiğiniz konuyla ilgili bilgi ve becerilerinizin daha gerçekçi değerlendirmelerini yapabilmek için aşağıdaki çalışmaları yapabilirsiniz:

  • Öğrenmeye ve denemeye devam edin. Bir konuyla ilgili her şeyi bildiğinizi varsaymak yerine, bilginizi derinleştirmeye çalışın. Konuyu daha iyi bildikçe, öğrenecek ne kadar çok şeyiniz olduğunu da fark edeceksiniz. Böylece kendinizi uzman sanmanızın önüne geçebilirsiniz.
  • İnsanlara kendinizi sorun. Diğer insanlardan yapıcı eleştiriler almak başka bir önemli çalışmadır. Bazen duyması zor olsa da, bu geribildirimler kendi yeteneklerinizi başkalarının nasıl algıladığıyla ilgili değerli bakış açıları sunarlar.
  • Bilginizi sorgulayın. Daha fazla öğrenseniz ve geribildirim alsanız da, bunların arasından sadece uygun bulduklarınızı doğrulamaya çalışabilirsiniz. Bu da doğrulama sapması olarak bilinen başka bir bilişsel yanılgıdır. Bu eğilimden kaçınmak için, inançlarınızı ve beklentilerinizi zorlayın. Kendi düşüncelerinizi zorlayacak fikirleri bulmaya çalışın.

Kaynak 1