İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kırsal Hayat Psikolojiyi Nasıl Etkiliyor?

Bu hafta Ulusal Bilimler Akademisi’nde (PNAS) yayınlanan bir çalışmaya göre kırsal hayatta hayvanlarla ve bakterilerle dolu bir çevrede yetişen çocuklar, şehirdeki hayvan sahibi olmayan çocuklara göre strese daha dayanıklı bir yapıya sahipler.

Almanya Ulm Üniversitesi ve Cu Boulder araştırmacılarının ortak yazar oldukları çalışma steril çevrelerin sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyleyen “hijyen hipotezini” destekleyen yeni kanıtlar sunuyor. İnsanların öngöremedikleri sebeplerden dolayı çocukları hayvanlarla birlikte yetiştirmek akıl sağlıkları için iyi bir tercih.

“Gelişim sırasında kırsal hayata ve hayvanlara maruz kalmak astım ve alerji gibi daha sonradan ortaya çıkabilecek sorunlara karşı yararlı olabilir.” diyor yazar Christopher Lowry. “Bu çalışma ilk defa insanlarda da bu etkinin önemini kanıtlayarak tartışmayı farklı bir yere taşıdı.”

Ulm Üniversitesi’nde Stefen Reber’in yönettiği araştırmada biliminsanları 20 ve 40 yaş arasındaki 40 erkek üzerinde çalıştılar. Katılımcıların yarısı kırsal hayatta yarısı da şehirde büyümüştü.

Testte, önce sert yüz ifadeli dinleyiciler önünde konuşmaları sonra da zaman sınırlaması altında bir matematik sorusunu çözmeleri istendi. Bu testten 5 dakika önce ve 5, 15, 60, 90, 120 dakika sonra katılımcılardan kan ve tükürük örnekleri alındı.

Şehirde yetişen katılımcılarda bağışıklık sisteminin bir parçası olan çevresel mononükleer kan hücresi seviyesi çok daha yüksek çıktı. Ayrıca inflamatuar bileşik interleukin 6 yükselmesi de daha uzun sürdü ve anti-inflamatuar bileşik interlökin 10’un aktivasyonu bastırdı.

Lowry “Şehirde yetişen insanlar strese karşı inflamatuar bağışıklık tepkisini daha uzun süre yaşadılar ve 2 saatlik süre boyunca da bu durum devam etti.” diyor.

Şaşırtıcı bir şekilde stres altında vücutlarının verdiği tepkiye rağmen şehir insanları kırsal kesim insanlarına nazaran çok daha az stres hissettiklerini söylediler. “Bu abartılı inflamatuar tepki farkında olmadığımız uyuyan bir dev.” diye ekliyor Lowry.

Daha önceki çalışmalar da abartlı inflamatuar tepkilerin daha sonra depresyon ve travma sonrası stres bozukuluğu gibi hastalıklara neden olabileceğini göstermişti. Araştırma ayrıca strese karşı sindirim sistemini düzenleyici tepkilerin hayatın erken dönemlerinde vücudumuzun mikrobiyal ortamında geliştiğini ekliyor. Dünyanın artık yarısından fazlası şehirlerde yaşıyor. Yani insanlar evrimsel süreçte artık tüm zamanlardan daha az mikroorganizmalara maruz kalıyor.

“Bu tarz organizmalara maruz kalmazsanız, bağışıklık sisteminizde inflamatuar ve anti-inflamatuar kuvvetler arasındaki denge gelişemez. Böylelikle kronik ve düşük seviyede inflamasyonla yaşar ve alerji, otoimmün hastalıklar ve psikiyatrik rahatsızlıklarla mücadele etmek zorunda kalırsınız.” diyor Lowry.

Reber çalışmayı kadınları ve yeni yerleri de kapsayacak şekilde genişletmeyi umuyor. Bu faydaların ne kadarının hayvanlarla yaşamaktan ne kadarınınsa kırsal hayattan kaynaklandığını merak ediyor.

Şimdilik yazarlar sağlıklı bakterilerle yani probiyotiklerle dolu yiyecekleri ve daha fazla doğayla vakit geçirmeyi tavsiye ediyorlar. Reber son olarak ekliyor: “Daha fazla araştırmanın yapılması lazım. Fakat büyüme esnasında olabildiğince mikroorganizmalara maruz kalınabilecek çevrelerde vakit geçirilmesi insana birçok fayda sağlıyor.”

Kaynak